Yepyeni bir Deniz

Üniversite zamanından kalma bir defterim var. İçine çevirdiğim şarkıları yazmışım, besteleyeceğim şarkıların sahnelerini betimlemişim çok güzel bir el yazısıyla. O el yazısına bakıyorum; sanki benim elimden çıkmamış gibi. O zamanlar bu işleri ne kadar büyük bir aşkla yaptığımı hatırlıyorum; sanki içim üretme aşkıyla doluyor ve taşıyordu, gönlümden de o sözler ve ezgiler çıkıyordu. Artık hiçbir şeyi o kadar aşkla yapmıyorum; yaptığım her şey, olmak istediğim insana hizmet etmek için. Yaptığım her şeyi sonucunda kendime dair bencil bir şey elde etmek için yapıyorum; en muhteşem Deniz olmak için.

En muhteşem Deniz ben olacağım. Bundan önce tanıdığınız bütün Deniz’leri unutun; çekmecelerinizdeki Deniz’leri kaldırın ve çöpe atın. Çünkü bu Deniz’i gördüğünüzde, artık eski Deniz’i istemeyeceksiniz. Karşınızda, Deniz 75.0.

Biliyoruz ki bugüne kadar onlarca Deniz yarattık; her biri de bir diğerinden daha iyiydi. Çünkü bilirsiniz, Deniz fabrikası olarak amacımız her zaman mükemmele en yakın Deniz’i üretmektir. Fakat bu sefer abarttık; artık bu Deniz’i gördüğünüzde, en muhteşem Deniz’in bu olduğuna siz de ikna olacaksınız. Geliştirilmiş işlemcili Deniz merhametli fakat asla kibirli değil. Hayvanları çok sevecek kadar vegan, ama hayvan yiyen insanların esprilerine kahkahalarla gülecek kadar saygılı. Deniz 75.0 sadece bedenine değil; ruhuna da iyi bakıyor. Yoga yaparken sadece asanaları düşünüyor sanmayın; o aynı zamanda içine dönüyor, içindeki buzun içine düşmüş cam kırıklarını tek tek ayıklıyor ve her seferinde kendini sıfırlıyor. Sizlerden gelen yoğun taleplere karşılık verdik; artık Deniz hiçbir duygusunu göstermemeyi öğrendi. Üzüldüğünde, kızdığında, kıskandığında ve sevindiğinde duygularını yaşaması için ona 5 dakika verin; bütün duygularını hemen kenara bırakabiliyor!

Eskiden sanki tutkularım gelip beni bulurlardı. Geceleri kulağıma fısıldayan tutkularımın peşinden can hıraç koştururdum. Eskiden Deniz’in nasıl biri olduğunu tanımlamak kolaydı, şimdi ise nasıl biri olmak istediğini tanımlamak daha kolay geliyor.

En son neyi çok severek yaptığımı hatırlamıyorum. Bir şeyleri, bir şeyler yapmış olmak için mi yapıyorum; bilmiyorum. Koşmalıyım, tırmanmalıyım, daha çok okumalıyım, daha anlayışlı olmalıyım, daha az üzülmeliyim, daha az kişisel algılamalıyım, bu duygularımı da kaldırıp çöpe atmalıyım.

Bir süredir canım kimsenin beni bilmediği yerlerde oturup şiirler yazmak istiyor. Bir yerlere gidip elime kalem aldığımda ise herkes beni izliyor gibi geliyor. Hemen canım bir performans sergilemek istiyor; şiir yazan, 27 yaşında hafif melankolik bir kadın- önce uzaklara dalıyor, en sevdiği kalemini usulca ağzına götürüyor. Kelimeler aklına gelirken kaleminin arkasını dişliyor; sanki doğru kelimeyi deşerek bulmak ister gibi. Sokakta el ele yürüyen çifte bakarken, hafif tükürük bulaşmış kalemini saç diplerine götürüp hafifçe gezdiriyor. Sanki melankolik kadın o çiftin aşkını küçümser gibi bakıyor, hafif bir tebessümle defterine gömülüyor;

Oysa siz, siz ve kibriniz
Aşkın ne olduğuna dair en ufak bir fikriniz olsaydı
Sizinle bizim kayamızda oturup, bize ait olduğunu iddia ettiğimiz yıldızlara
Beraber kurduğumuz hayalleri anlatabilirdik
Fakat siz, siz ve kibriniz
Olmak istediğiniz insana gömülmek istediniz
Siz tamamlanana kadar ben sizi uzaktan izlemekle yükümlüydüm
Hayran olduğum siz, ve kibriniz
Hala ellerimdeki nasırlarda
Yaşayan bir hayalsiniz

Bilmem ki nedir diliniz, neyi sever, ne yer, ne içersiniz
Yalnız kaldığınızda hangi günahlarınızı savurur
Nelerden kolaylıkla vazgeçersiniz
Fakat bir bakışınız vardı ki
Hayatım boyunca unutamam
Sizin gözünüzden gördüğüm dünya
Sarı, gri, yeşil dünya
Daha önce var olduğunu bile bilmediğim bir hayali bana bahşettiniz

Ki boynumun borcu gibi geliyor hala
Bu hayale adanmış bir şekilde yaşamak
Sizin sevdiğiniz gibi görmek, okumak, tırmanmak

İnan bilmiyorum, senin
Size sen diyebilir miyim?
Sana dair neydi beni böyle kendimden çıkaran
Acaba ben miyim bütün bu aşkı kalbinde barındıran
Sana dair hiçbir soru yok içimde
Nasıl olduğunu, ne yediğini
Tam şu anda ayaklarını nasıl uzattığını
Neler okuduğunu, neleri dinlediğini merak ediyorum
Yine seninle karşılaşsam
Seni yamyam gibi yerdim, biliyorum
Her anını, ayak bileklerinin kıvrımını
Ağzından çıkan kelimeleri, kirpiklerini
Senin düşüncelerini, hayallerini
Yerdim ki yeni bir Deniz yapabileyim

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.